Tuncer Bakırhan: ‘Türkiye ortak ev, bölünme yok, çatışma kalmadı
Aydın İl Örgütü’nün 3. Olağan Kongresi’nde DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Türkiye Cumhuriyeti bizim ortak evimizdir… Ne bölünme, ne çatışma ne de kimseden bir şey alma süreci değil bu süreç” diyerek, tüm halkı barış ve birlik içinde bir arada yaşama çağırdı. Bakırhan, konuşmasında Meclis’in kabul ettiği “çerçeve yasa”dan bahsetti, onu 42 yıl süren silahlı çatışma döneminin sonu değil, yeni bir başlangıç olarak nitelendirdi.
Kongre salonu büyük bir heyecanla doluydu, Bakırhan’ın sözleriyle “bölünme yok” diye bağırmışlardı. 15 Ağustos 1984’te Siirt’in Eruh ilçesinde başlayan silahlı eylemler üzerine 42 yıl boyunca silah ve çatışma süreci yaşandı, ülke ekonomik, siyasi ve sosyal olarak çok şey kaybetmişti. Bakırhan, “siyasal ve hukuki zeminde ele alınması gerekiyor” diyerek, yasanın şiddeti ortadan kaldıran bir eşik olduğunu vurguladı.
Bakırhan, “kürt meselesi demokratik çözüm değil, alevilerin eşit yurttaşlık hakları da bu yasanın içindeydi” diyerek, yasanın sadece bir başlangıç olduğunu, bir bitiş değil, devam eden bir mücadele olduğunu söyledi. “Bu yasa, silah ve şiddeti devre dışı bırakmayı amaçlıyor, sorunları siyasal ve hukuki zeminde çözüyoruz” diye ekledi. Çerçeve yasa, yasal statüyü güçlendirmek için bir araç, ancak “kürt dilinin erimlenmesi” veya “alevilerin eşit yurttaşlık hakkının kaybı” yoktur.
Bakırhan, “kimseden bir şey alınıyor, kimseden bir şey gitmiyor. Ne bölünme, ne çatışma” diyerek, tüm halkın eşit, özgür bir şekilde yaşayabileceği bir Türkiye’nin vizyonunu paylaştı. “Kısa bir süre içinde, gençlerimizin yaşamını yitirmediği, esnafın, çiftçinin, geçinemeyen insanların haklarını aldıkları bir sürece giriyoruz” dedi.
“Barışın kazananı, kaybedeni yoktur, barış güzel bir şeydir” sözleriyle, bakış açısını samimi bir sokağın dilinde anlattı. “Sözlerimizden sonra, herkesin gözünde ‘bu yasa şiddeti durdurdu, kanı kesti’ etkisi oldu” diyerek, yasanın önemini vurguladı.
Bakırhan, “İnşallah demokratik mücadeleyle, silahın ve çatışmanın olmadığı bir mücadeleyle, demokratik yol ve yöntemlerle birlikte dilimizi, kimliğimizi, kültürümüzü, haklarımızı yasal güvenceye kavuşturacağız” diyerek, geleceğe dair umutlarını paylaştı. Bakalım bu yeni yasal çerçevenin ardından, Türkiye’de barış ve eşitlik nasıl şekillenecek?
Kaynak: Orijinal Haber

