CHP İzmir’den yeni eğitim yılı öncesi iktidara eğitim eleştirisi
İZMİR – CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, 2026‑2027 eğitim öğretim yılının başlamasından önce İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yaptığı basın açıklamasında, “Kamusal eğitime öncelik vererek Türkiye’nin geleceğini kurtaracak gençlerimizi yetiştirmek istiyoruz” dedi. Gümrükçü, eğitimin Türkiye’nin geleceğini belirleyecek kuşakları yetiştiren ve herkes için önemli bir kurum olduğunu vurguladı. Sözlerinde, “Son 25 yılda Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iyi yaptığı şeyleri sıralarsak birkaç şey çıkabilir. Ama eğitim, kötülerin liste başındadır” ifadelerini kullandı. Açıklamada, son 24 yıldaki eğitim sisteminin değişimi, kamusal eğitimin durumu ve eğitimde fırsat eşitsizliği ele alındı.
CHP İzmir İl Eğitim Sekreteri Ruhisu Can Al, AKP iktidarının 24 yılda kamusal eğitimi nasıl zayıflattığını kanıtlayan verileri paylaştı. 2002 yılında 41.300 olan devlet okul sayısının 2025’te 56.336’ya, özel okul sayısının ise 2.395’ten 14.700’e çıktığını belirtti. Devlet okulu öğrenci sayısı 13.675.285 iken 2025’te 15.336.143’e yükseldi; özel okullardaki artış oranı yüzde 560 olarak gösterildi. Bu tablo, nitelikli eğitimin ailenin ekonomik gücüne bağlı hale geldiğini ortaya koyuyor.
Al, CHP’nin kamusal eğitimi yeniden inşa etme planlarını açıkladı: ücretsiz tam gün okul öncesi ve ilkokul‑ortaokul yemeği, 24 bini aşan kapatılan köy okullarının yeniden açılması, mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesi, çocuk emeğinin ortadan kaldırılması, dijital tehditlere karşı rehberlik ve psikolojik danışmanlık, LGS‑YKS’nin sistem üzerindeki etkisine son verme, ücretli öğretmenliği ve mülakati kaldırarak öğretmen yetiştirme sistemini sağlıklı hâle getirme, öğretmenlere eğitim‑öğretim yılı başında maaş karşılığı hazırlık ödeneği verme ve ÇEDES ve benzeri protokolleri kabul etmeme gibi adımlar. CHP, “Özgür düşünen, bilimden yana, laik, demokratik, eşit yurttaşlar yetiştiren bir Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” için eğitim anlayışını yeniden kuracağını belirtti. Bu açıklama, kamusal eğitimin güçlendirilmesi ve hiçbir çocuğun geride bırakılmaması hedefini net bir biçimde ortaya koydu.
